Hiç şüphesiz Altın Portakal Film Festivaline damgasını vuran olay, Rutkay Aziz'in ödül konuşmasıydı. O kadar etkilenmiş ki ülkemizin başında bir kara leke olan 80 darbesinden, halen ülke için bir şeyler yapmaya çalışan arkadaşlarının değerinin anlaşılmadığı gibi üstene üstlük birde hapiste yatmalarına neden olmuştu düşünce ve söylemleri. Halbuki tarihte her zaman olduğu gibi yine aydın, düşünür, sanatçı, siyasetçi yani ülkenin kalkınması için bir şeyler yapmaya çalışan kişilerin sindirilmesi operasyonu olmuştu 80 darbesi. Çünkü biliniyordu ki aydın bir nesil hakkını arayacak ve ülkesine sahip çıkacaktı. Fakat çok meraklı olduğumuz Batı bunu istemiyor hatta büyük endişe duyuyordu. Çünkü tarihinde Türk'ler kafasına taktığı her şeyi yapardı ve bu milletten korkulmalıydı. Bunun farkında olan Batı, ülkemizin içişlerinden ayrı durmadığı içinde bu işi darbe yaptırarak susturmaya çalışacaktı, başarılı da oldu.
Tüm bu gelişmeleri birebir yaşayan biri olarak Rutkay Aziz, işte bu sancılı süreci halen unutamamıştır. Ve son zamanlarda dünyada ve Türkiye'de yaşanan olayları oldukça iyi gözlemleyerek bir sonuca varmıştı. Üniversitede Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması sırasında 'parasız eğitim istiyoruz' yazan bir pankarat açan öğrencilere 'Terörist' muamelesi yapılarak 19 ay göz altında tutulmaları olayının hangi hak,hukuk, adalet çerçevesi içerisinde değerlendirileceğini irdeliyordu Sayın Rutkay Bey.
Ama Başbakan'ın Libya'da, Suriye'de devrim yapan gençlere 'demokrasinin ve laikliğin en iyi yönetim şekli ve uygulaması olduğunu' söylerken acaba 19 ay içerde yatan ve üniversite hakkından mahrum bırakılan kendi vatandaşı olan öğrenciler için özgürlük ve demokrasi düşünceleri aynı şeyler değilmiydi? Gerçekten de ben mi yanılıyordum yoksa?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder